Kelebek Sohbet Kelebek Chat Odaları
22 Şub
Yeşiltepe Mahallesi’nde saat 15.00′te meydana gelen olayda, okul çıkışı Tufan Kırpık yönetimindeki 80 S 7221 plakalı Kadirli Kız Meslek Lisesi’nin öğrencilerini taşıyan servis minibüsüne pusu kuran Sinan Yaman, pompalı av tüfeğiyle ateş açtı.
Yaman’ın 5 el ateş ettiği minibüste bulunan kız öğrencilerden 16 yaşlarındaki Rümeysa Demirel, Fatmanur Gedik ile Fatmagül Yalçın yaralandı. Yaralı öğrenciler, olay yerine çağrılan ambulanslarla Özel 7 Mart Hastanesi’ne götürüldü.
YOĞUN BAKIMDA HAYATLARINI KAYBETTİLER
Yoğun bakıma alınan lise ikinci sınıf öğrencilerden Fatmanur Gedik ile Fatmagül Yalçın yapılan tüm müdahaleye karşın hayatını kaybetti. Demirel’in ise tedavisi sürüyor. Olayın duyulması üzerine öğrenci velilere hastaneye akın etti.
Bazı veliler sinir krizi geçirdi. Kadirli Kaymakamı Necip Çakmak ile İlçe Emniyet Müdürü Bayram Kadir Tüylü ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Mutlu Canpolat da hastaneye gelip öğrenciler hakkında bilgi aldı.
KARŞILIKSIZ AŞK SALDIRISI İDDİASI
İddiaya göre, öğrencilerden Fatmanur Gedik’e aşık olduğu ancak aşkına karşılık bulamadığı için saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen Sinan Yaman ise kayıplara karıştı. Polis, şüpheliyi yakalamak için geniş bir arama başlattı.
Hasan BALCILAR/DHA
22 Şub
Mustafakemalpaşa’nın Ovaazatlı Beldesi’nde oturan mobilya ustası Mustafa P.’nin eşi Hülya P., 4 ay önce kayboldu. 20 yıllık eşinin zorla kaçırılarak fuhşa zorlandığını iddia eden Mustafa P. sorumluların bulunarak cezalandırılmasını isteyip Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Eşinin, yaklaşık 4 ay önce tanıştığı 53 yaşındaki T.A. tarafından kaçırıldığını iddia eden Mustafa P., “T.A.’nın yeğeni 4 ay önce bir kız kaçırmış. Eşim de her iki aileyi tanıdığı için tarafları barıştırmak istemiş. Kızı kaçıran gencin amcası T.A. ile bu dönemde tanışmış.
Daha sonra uyuşturucu bağımlısı olduğunu öğrendiğim T.A.’nın eşimin aklını çelerek kaçırdığını ve eşimi de uyuşturucuya alıştırıp fuhşa zorladığını düşünüyorum. En son Arabayatağı Mahallesi’ndeki sağlık ocağında muayene olmuş. Eşim tehdit altında olmasa, iki çocuğumuzu ve beni bırakıp gitmezdi. Suçlu kişilerin cezalandırılmasını istiyorum” dedi
21 Şub
Batman Emniyet Müdürlüğü bugün art arda gelen biri ölümle sonuçlanan intihar olayıyla sarsıldı. Teknisyen olarak görev yapan evli ve 5 çocuk babası Hasan Düz, iddiaya göre, kefil olduğu arkadaşının borcunu ödememesi yüzünden bunalıma girdi. Emniyet Müdürlüğü’nen bodrum katındaki arşiv odasına inen Düz, başına dayadığı tabancayı ateşleyerek yaşamına son verdi. Silah sesi üzerine arşiv odasına inen personel Düz’ün kanlar içindeki cesedini buldu. Düz’ün borç yüzünden intihar ettiği ve 2 sayfalık bir mektup bıraktığı belirtildi.
İntihar eden Düz’ün ölüm haberini alan teknisyen yardımcısı Adil Çiftçi de bulunduğu Sason İlçesi’nde oturduğu bir kahvede silahını karnına dayayarak ateş etti. Ağır yaralanan ÇifTçi, Batman’da özel bir hastaneye getirilerek tedavi altına alındı. Yaşamına son veren Hasan Düz ile initihara teşebbüs edip ağır yarlanan Adil Çiftçi’nin birbirlerine kefil olarak borç aldıkları, ancak bu borçları ödeyemedikleri öğrenildi.
Batman Valisi Ahmet Turhan, olaydan büyük üzüntü duyduğunu belirterek, “55 bin TL’lik bir borç yüzünden maalesef emniyet teşkilatımızın iki personelinin başından böyle bir olayın geçmesi bizi son derece üzdü. Hasan Düz’ün geride bıraktığı iki sayfalık mektup savcılık tarafından inceleniyor” dedi.
Sabah saatlerinde intihar eden Hasan Düz, öğleden sonra kılınan cenaze namazının ardından Bozooğulları Mezarlığı’nda toprağa verildi.
21 Şub
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde savunma yapan tutuksuz sanık Mahir Akkar mesleğinin gazetecilik olduğunu ve ceza ve hukuk mahkemelerinde adli bilirkişi olarak çalıştığını ifade etti. Suçlamaları reddeden Akkar, iddianamede işlemediği suçların icat edildiğini iddia etti.
Dava sanıklarıyla hiçbir ilişkisinin olmadığını söyleyen Akkar, tutuklu sanıklardan CHP Milletvekili Mustafa Balbay ile bir kez görüştüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Balbay ile hayatının hiçbir noktasında yan yana gelmediğini telefon görüşmesinin de olmadığını, sadece bir kez Cumhuriyet Gazetesi’nin santralini aradığını belirtti. Sanık Akkar, dava sanıklarından Tuncay Özkan ile ’irtibatlı olduğu ve örgütün amaçları doğrultusunda kullanılmak üzere bilgi ve doküman temini için faaliyet gösterdiği’ iddialarını ise reddetti. Tuncay Özkan ile hayatının hiçbir döneminde bir araya gelmediğini söyleyen sanık Akkar, Özkan’ı medyadan tanıdığını söyledi.
Örgütün amaçları doğrultusunda kişileri yasadışı olarak takip ettiği iddialarına değinen sanık Akkar, “Bu iddialar tamamen gerçek dışıdır. Eşinden şüphelenerek takip ettiren Selim adındaki apartman komşumun, bu konuyla ilgili olarak benimle yapmış olduğu telefon görüşmelerinin bu şekilde yorumlanması anlaşılır gibi değil. Kaldı ki şahıs da konuyla ilgili olarak emniyette sorgulanmış ve benim ifadelerimi teyit etmiştir” diye konuştu.
“İDDİANAME TRAJİ KOMİK BİR SENARYODUR”
Tutuksuz sanık teğmen Noyan Çalıkuşu da davanın tutuklu sanıkları Neriman ve Kemal Aydın ile örgüt kapsamında bağlantılı olduğu şeklindeki iddiaları reddetti. Suçlamaların soyut olduğunu söyleyen sanık Çalıkuşu, hakkındaki suçlamalara dayanak olacak somut delil olmadığını savundu.Sanık Çalıkuşu, Cumhurbaşkanı ve Başbakana suikast hazırlığı içinde olduğu şeklindeki iddialara da değinerek, “İddiaları duyuca dehşete kapıldım. Bu iddialar insanlığımın parçası olamaz. İddiaları şiddetle reddediyorum” dedi.
İddianameyi eleştiren tutuksuz sanıklardan Teğmen Eren Mumcu da, “İddianame iftiranamedir. Bu senaryonun içinde ben yokum. Bu iddianame traji komik bir senaryodur” diye konuştu. Dava kapsamında 6 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye olduğunu anlatan sanık Mumcu, beraatine karar verilmesini istedi.
Savunmaların alınmasına ara veren mahkeme heyeti duruşmayı yarına erteledi.
21 Şub
Ekip başı İbrahim Demir, Körfez yolunu yapan ve ana firma olan MAKYOL’un taşeron firmalarından Güneri Gök İnşaat’tan 25 bin lira tutarında alacağı olduğunu belirtip, şunları söyledi:
“Buraya, geçen 23 Kasım’da 21 işçi getirdim. Kazma, kürek, nevresim, tencere, kap, kaşık ne gerekiyorsa kendi cebimden karşıladım. Müteahhit Sıddık Güneri Gök’ten sadece 10 bin lira aldım. 25 bin lira alacağımızı ise bir türlü vermiyorlar. Biz Körfez yolunda 55, 57 ve 59. kilometrelerde bulunan taş duvarları yaptık. Kar kış demeden sabahın köründen akşama kadar taş kaldırdık, emek verdik, ter döktük. Ancak hakkımız olan parayı alamadık. 21 işçiden 13’ünü yol paralarını vererek evlerine gönderdim. Kalan arkadaşlarla iki haftadır her gün şantiyeye gelip gidiyoruz. Ancak bizi sürekli oyalıyorlar. Onları da evlerine gönderecek param kalmadı. Burada mağdur olduk, aç kaldık. İvrindi’de kaldığımız şantiyenin elektrikleri kesildi. Bakkala, manava borçlandık. Biz yasalar dışına çıkmadan hakkımızı arıyoruz. Sesimizi basın aracılığıyla devletimize, büyüklerimize duyurmak istiyoruz. Büyüklerimizin bize el uzatmasını ve bu soruna bir çözüm bulmalarını istiyoruz. Gerekirse Meclise kadar gideceğiz.”
SİGORTALAR DA ÖDENMEDİ İDDİASI
Çalışan işçilerin sigorta girişlerinin de yapılmadığını, yapılanların ise primlerinin eksik yatırıldığını iddia eden Demir, “Arkadaşlarım 15 gündür paralarını almak için bekliyor. Ondan öncesi de 10 gün yağıştan, 30 günde müteahhitten toplam 40 gün boş kaldık. 8 kişinin 40 gün boş kalması 30 bin lira para eder. Bu insanlara günlük 100 lira ödüyorum. 12 lira günlük yemek paraları var. Bu paralar hep benim cebimden çıkıyor. Müteahhit boş kalan günlerin karşılığını ve yemek paralarını ödeyeceğini söyledi. Ancak ödemedi. Şimdi de 750 bin lira zarar ettiğini söyleyip, senet vermek istiyor. Ama senete güvenemiyorum. Benim ve arkadaşlarımın başına en küçük bir şey gelirse bunun sorumlusu müteahhitlerdir. Bu yoldaki kazada 4 işçi öldü. Bir müteahhit intihar etti. Biz de intihar mı edelim. Hakkımı aramak suç mu?” diye konuştu. Demir bu sorunu ana firma olan MAKYOL’un da bu sorunu kolaylıkla çözebileceğine dikkat çekti.
Ailelerini Bingöl’de, Elazığ’da, Diyarbakır’da bırakıp Balıkesir’e çalışmaya para kazanmaya geldiklerini söyleyen işçiler, “Perişan olduk. Her gün yumurta yiyoruz. Paramızı alıp memleketimize dönmek istiyoruz” dedi.
Müteahhit firmanın şantiyedeki yöneticileri gazetecilerin görüşme isteklerini reddetti.
20 Şub
ABD’li ünlü zengin Paris Hilton’a benzerliği ile ‘Rusya’nın Paris Hilton’u olarak bilinen televizyoncu Ksenia Sobchak, Başbakan Putin’e sert eleştirilerini esirgemiyor.
Bir zamanların zengin sosyete güzeli olarak anılan 30 yaşındaki sivri dilli televizyoncunun tartışma yaratan programının Kremlin’in emriyle yayından kaldırılması Sobchak’ı muhalif kimliğinden vazgeçirmedi. Dondurucu soğuklara aldırmadan yaklaşık 100 bin kişinin katıldığı Putin’i ve seçimlerdeki hileleri protesto gösterisine katılarak sahneye çıkan güzel televizyoncunun “Benim adım Ksenia Sobchak, kaybedecek bazı şeylerim var ama yine de ben burdayım” demesi ile Rusya’da gergin siyaset ortamında duruşunu da netleştirmişti.
PUTİN’İN AİLE DOSTU
Star’ın haberine göre; Putin’in aile dostu da olan Sobchak, Putin’e ‘diyalog şansı, özgür seçim, basın ve en önemlisi yolsuzluklara batmamış bir bürokrasi şansı’ olduğunu hatırlatıyor. Sobchak, programlarında Putin ve Devlet Başkanı Dimitri Medvedev’i çocuk olarak gösteren tişörtler giyerek tavrını gösteriyordu.
Son Yorumlar