Kelebek Sohbet Kelebek Chat Odaları
16 May
Taksim Meydanı, Sıraselviler Caddesi ve İstiklal Caddesi gibi kalabalık yerlerde, bir kadının bebeği ile dilencilik yaptığı ve bebeğe hor davrandığı ihbarı üzerine, Beyoğlu Belediyesi zabıta ekipleri hareke geçti.
Söz konusu kadın, zabıta ekiplerince bir süre takip edildi. Sıraselviler Caddesi’nde bir köşeye oturup dilenmeye çalışan kadının yanına gelen zabıta ekipleri, kadından bebeği göstermesini istedi. Kadın ısrarla bebeği göstermek istemedi. Bunun üzerine zabıta ekipleri zorla kadının elinden kundağı aldı.
Kundakta bir bebek olduğunu düşünen zabıta, bebek süsü verimleş bezleri görüce şaşkına döndü. Öfkelenen zabıta memuru, “Milletin duyguları ile oynuyorsunuz. Milleti kandırıyorsunuz.” diye tepki gösterdi.
Araca bindirilerek Zabıta Müdürlüğü’ne götürülen kadına Kabahatler Kanunu’na göre işlem yapıldığı öğrenildi.
16 May
Ak Parti Genel Merkezi’nin giriş katındaki sergiyi gezen Başbakan Erdoğan, Ayşe Kılıç’a (26) resimleri nasıl yaptığını sordu. Kılıç da sandalyeye oturarak ayak parmakları arasına aldığı fırçayı nasıl kullandığını gösterdi.
Daha sonra kulplu bir bardakla meyve çayı içen Ayşe Kılıç, saçlarını da aynı şekilde tarayıp, makyajını da yapabildiğini anlattı. Bunun üzerine Başbakan Erdoğan, Ayşe Kılıç’a çevredekilerden bir tarak vermesini istedi. Ancak kimseden tarak çıkmaması üzerine Erdoğan, “Siz de tarama özürlüsünüz” şeklinde espri yaptı.Ayşe Kılıç, daha sonra bulunan bir tarakla da saçlarını nasıl taradığını gösterdi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nda telefon operatörü olarak çalışan 26 yaşındaki Ayşe Kılıç, 5 yaşındayken bir kaza sonucu kollarını kaybettiğini, annesinin de kendisine ayaklarını kullanmayı öğrettiğini söyledi.
16 May
Gayrimenkul sektörünün korktuğu başına geliyor. Bir süredir Maliye’de konutta KDV sistemini silbaştan değiştirecek bir tasarı üzerinde çalışıldığı biliniyordu. Maliye yetkililerinden edinilen bilgiye göre, tasarıya son şekli verildi.
Tasarının en dikkat çekici yanı, artık 150 metrekareden daha küçük olsa da evlerin satışında yüzde 18’e varan ölçüde kademeli KDV uygulanacak olması.
Sektör çok endişeli
Mesela satışı yapılan ev İstanbul’un en lüks projelerinden birindeyse buradaki vergi, satılan konut isterse 40-50 metrekare olsun yüzde 18 olabilecek. Maliye’den bir yetkili durumu, “Son dönemde yapılan projelere bakıyoruz. Mesela Zorlu Center. Metrekaresi 9 bin dolar ile 18 bin dolar arasında değişen fiyatlarla ev satılıyor. Ancak evlerin büyüklükleri 100 metrekare civarında. 100 metrekarelik bir daireye 1.5 milyon dolar ödeniyor ancak Maliye KDV almıyor. Çünkü daha önce lüksün tanımı büyüklüğe göre yapılmış. O yüzden de 150 metrekarenin üzerindeki konutlardan yüzde 18 KDV alınır denmiş. Şimdi bu yanlıştan dönüyoruz. Bu yanlıştan dönmek için de Sapphire, Kanyon, Zorlu gibi lüks projelerin durumunu incelememiz gerekti” diye konuştu.
Ancak yeni KDV uygulaması sadece metrekare fiyatı 8-10 bin dolar arasında satılan lüks projeleri etkilemeyecek. Projenin bulunduğu bölgeye göre Maliye yeni bir vergi rayici belirleyecek. Dolayısıyla Halkalı, Beylikdüzü ya da Çekmeköy’de yapılan bir konut projesinde de vergi sistemi değişecek. Satılan evin büyüklüğü 75 metrekare de olsa Çekmeköy’deki projeden de yüzde 10 ile 18 arasında bir oranda vergi alınacak.
Maliye yetkilileri bölgelere ve arsa rayiçlerine göre KDV oran listesinin hazırlıklarının da devam ettiğini, listenin yakında ortaya çıkacağını söylediler. Emlak vergisinde ortayla çıkan farklı tarifenin bir benzerinin KDV için de oluşturulması bekleniyor.
Örneğin İstanbul 4 bölgeye ayrılacak ve KDV oranı birinci bölge için yüzde 18, ikinci bölge için yüzde 15, üçüncü bölge için yüzde 8 ve dördüncü bölge için yüzde 3 olarak uygulanacak. Oranlar ve bölgelerle ilgili son kararı ise Bakanlar Kurulu verecek. Söz konusu uygulamanın Ocak 2013’ten itibaren yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Bu KDV değişiklik çalışması konut sektöründe de ciddi telaş yaratmış vaziyette. Ekonomiyi soğutma önlemleri çerçevesinde kredi maliyetlerinin artırılması konut kredilerindeki maliyetleri de etkilemişti. Bu yüzden de bir süredir konut satışları istenen seviyede gitmiyordu. Satışların seyrinden mutlu olmayan, Nisan ve Mayıs aylarında da bekledikleri yüksek konut satış performansını gösteremeyen markalı konut üreticileri şimdi bir de bu maliyetlerin üzerine vergi maliyetinin eklenmesinden endişe duyuyor.
Markalı konut sektörünün önde gelen bir temsilcisi, “Bu vergi sistemi değiştiği anda konut fiyatlarına yüzde 17 civarı zam gelmesi kaçınılmaz. Zaten firmalar uzun süredir konutlara zam yapamıyor. Kâr marjlarından ciddi feragat ederek, müşteriye alternatifli ödeme imkanları sunarak satışları canlı tutmaya çalışıyordu. Abartmıyorum bazı firmalar kapıya kilit vurabilir” diye konuştu.
Bir başka konut üreticisi ise bölgeye göre farklı KDV uygulamasının haksızlıklara neden olmasından endişeli olduğunu söyledi. “Nasıl ki emlak vergisi için yapılan listede büyük haksızlıklar olduysa benzer bir adaletsizliğin KDV listesinde de ortaya çıkması olası. Listeler açıklandıktan sonra eminim çok büyük itirazlar olacak” diye konuştu.
Bir başka sektör temsilcisi ise söz konusu vergi artışının kayıtdışılığı azdıracağına dikkat çekti. “Konutun satış bedeli Maliye’ye düşük gösterilecektir” diyen konut üreticisi “Çünkü hiçkimse 100 lira iken bir evin fiyatı 118 lira ödemek istemeyecektir” diye devam etti.
Büyümenin motoruna fren konur..
Sektör temsilcileri hazırlıkları son aşamaya gelen yeni KDV uygulamasına yönelik endişelerini şu noktalarda ortaya koydular.
Bu durum sektörde büyük bir kaos yaratır. Kurumsallaşma adına adımlar atılırken kayıt dışılık hortlar. Alıcı ile satıcıyı usulsüzlüğe teşvik eder.
Şu an sektör üzerine ilave yük getirecek hiçbir değişikliği kaldıramaz, inşaatçılarla ilgili spekülasyonlar başlar, vatandaşın konut alım kararları etkilenebilir.
Mütekabiliyet değişikliği ile konut sektöründe bir ivme bekleyen ve umudunu buna bağlayan sektörde iflaslar ortaya çıkabilir.
İnşaat sektörü sonuçta büyümenin motoru. Türkiye son yıllarda dünya rekorları kırarak büyüdüyse bunda inşaat sektörünün çok büyük payı oldu. İnşaat sektörü istihdamın artmasında da en büyük payı aldı. Vergisel düzenleme orta ve uzun vadede genel bütçeyi olumsuz etkileyen sonuçlar doğuracaktır.
Bir kentsel dönüşümden sözederken müteahhitlerin mali gücünü etkileyecek böyle bir uygulama, kentsel dönüşüm takvimine de büyük sekte vurur. Hiç kimse yeni fırsatlara bakamaz. Çünkü büyük firmaların elinde kaynak kalmaz.
Uygulamada çarpıklık var ama…
Mevcut uygulamaya göre metrekaresi 18 bin dolara kadar çıkan Zorlu Center’da bir daire satın altığınızda sadece yüzde 1 KDV ödüyorsunuz. Zira Zorlu Center’da ortalama daire büyüklükleri 100 metrekare. Oysa Bağcılar da 160 metrekarelik bir ev satın aldığınızda yüzde 18 KDV ödüyorsunuz. Maliye bu çarpıklığı dikkate alarak, bölgesel ve projeye göre farklı KDV uygulamasına geçme kararı aldı. Evin büyüklüğü ne olursa olsun, inşaat bölgesi, projenin değeri vergi oranını belirleyecek… Maliye elemanları, 2B rayiçleri belirlenirken alıcı kılığında bölgeleri tek tek gezmiş ve piyasa şartlarına uygun bir değer ortaya koymuştu. Benzer bir taramanın KDV oranları belirlenirken de yapıldığı öğrenildi.
15 May
”Balyoz Planı” davası kapsamında yargılanan ve aralarında Korgeneral Kadir Sağdıç, Tuğamiral Mehmet Fatih Ilgar ve Albay Ahmet Zeki Üçok’un avukatları Celal Ülgen ile Hüseyin Ersöz tarafından TBMM Başkanlığı’na gönderilen dilekçede, müvekkillerinin özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ”Balyoz Planı” davası kapsamında tutuklu olarak yargılandıkları belirtildi.
Koramiraller Kadir Sağdıç, Mehmet Otuzbiroğlu, Tümgeneral Abdullah Dalay, Tuğamiral Mehmet Fatih Ilgar ve Albay Ahmet Zeki Üçok’un da aralarında bulunduğu 80 kişinin imzasının bulunduğu dilekçede, basın yayın kuruluşlarında yer alan haberlere göre, komisyonca 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 tarihlerinde meydana gelen darbe ve darbeye teşebbüs eylemlerinin araştırılacağının öğrenildiği kaydedildi.
Komisyonca araştırılmasına karar verilen 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili olarak açılan davada, tutuksuz 2 emekli generalin yargılandığı ifade edilen dilekçede, şöyle denildi: ”Kamuoyunun da yakından bildiği üzere sözde ‘Balyoz Darbe Planı’ ile darbeye teşebbüs eyleminde bulunulduğu iddiası kapsamında 250′si yaklaşık 15 aydır tutuklu olmak üzere tam olarak 364 general, amiral, subay ve astsubay hakkında kovuşturma sürdürülmektedir. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülmekte olan bu davanın sanıkları olarak imzaları bulunan bizler, komisyonunuzca yakın tarihimizin en trajik darbeye teşebbüs iddiasının da araştırılmalarınızın arasına alınmasını talep ediyoruz.
Komisyonunuzca, sözde ‘Balyoz Darbe Planı’ ile darbeye teşebbüs eylemi iddiasının, araştırmalarınız içerisinde dahil edilmeye karar verildiği takdirde, masumiyetimizin ve gerçeklerin tüm çıplaklığı ile ortaya çıkması için komisyonunuzda ifade vermek üzere çağrılmayı talep ediyoruz.”
Dilekçede, talepte bulunanların komisyona çağrılmalarının hukuken mümkün olmadığı takdirde, tutuklu bulundukları Hasdal 3. Kolordu Askeri Ceza ve Tutukevi’nde, komisyonca belirlenecek usuller dahilinde ifadede verebilecekleri görüşleri de yer aldı.
15 May
Ergenekon davasının gizli tanığı Poyraz’ın ifadesini değiştirmesi için tehdit edildiği gerekçesiyle yürütülen soruşturma kapsamında Ergenekon davasının tutuklu sanığı Sedat Peker ifade verdi.
Soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan Peker, öğle saatlerinde cezaevi ring aracı Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirildi. Peker, soruşturma savcısı İsmail Işık tarafından sorgulandı.
Şüpheli sıfatıyla ifade veren Peker’in, ‘adamlarına gizli tanık Poyraz’ın ifadesini değiştirmesi için tehdit ettirdiği yönündeki iddiaları’ kabul etmediği öğrenildi. Savcı Işık, sorgusunun ardından Peker’i tutuklama istemiyle mahkemeye sevk etti.
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarılan Peker, terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi.
15 May
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteci- yazar Bekir Coşkun’a söylediği “Kaleminden pislik akıyor” sözlerine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Bir Başbakan’a yakışır mı? Gerçek demokrasi ve özgür basın olsaydı bir Başbakan böyle bir laf edemezdi, etseydi medya o lafı ona yedirirdi. Başbakan Erdoğan, basın özgürlüğünün sınırlarını belirleyecekse o ülkede demokrasi yoktur demektir” diye konuştu.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. 13 Mayıs Pazar günü Anneler Günü’nün mutlu bir gün olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ama geldiğiniz noktada öyle anneler var ki onlar şehit anneleriydi. CHP vekiller onların anneler gününü kutladılar. Onların derdine dert ortağı oldular. Sorun bizim gitmemizle çözülmüyor. Sorun kanın acının durmasıdır” dedi.
“POLİTİKACILARIN OMUZLARINDADIR”
Kılıçdaroğlu, “40 yıldır Türkiye’nin gündemindeki en temel sorun diye size sorsalar. Bu sorun terördür. Peki kabahat kimde? Korucuda mı vatandaşta mı, askerde mi? Bir dönüp kendimize bakalım. Bu sorunun vebali kimin omzunda? Politikacıların omuzlarındadır” diye konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
“40 yıldır kan akıyor bu ülkede. Edebiyat yapıyorlar. ’Analar ağlamasın’ diyorlar. Bu lafı ederken yürekten söyleyeceksiniz. Neyi çözdün de analar ağlamadı? Efenim yeni projeler üretiyoruz. Yeni strateji belirliyoruz. Yahu 40 yıldır. Ama Recep Tayyip Erdoğan bu sorunu çözemez. Bu sorunu çözecek olan CHP’dir. Çünkü bu konuda ilk raporu yazan da biziz. Bu sorun toplumsal uzlaşmayla çözülür. Bunun için masaya oturacaksın. Bu sorun çözülmedikçe sağlıklı sonuç olamaz.”
“ANADOLU BOŞALIYOR”
Herkesin İstanbul’a gelerek Anadolu’nun boşaldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “1930’lu yıllarda Diyarbakır 3. büyük sanayi kentimizdi. İşsizlikle mücadeleseyle her yerde olsun dediler. Anadoluyu ayağa kaldırmak bizim boynumuzun borcu. Biz Anadolu’yu sömürmeyeceğiz” diye konuştu.
“ANNELERİ PARA İLE SUSTURMAYA ÇALIŞTILAR”
“Gülyazı köyünde 34 yurttaşımız öldürüldü” diyen Kılıçdaroğlu, “Okul masrafları için kaçakçılık yapıyorlardı. Bu anneleri para ile susturmaya çalıştılar. Bir çocuğun değeri para ile ölçülebilir mi? Başbakan’a soruyorum sen çocuğunun bedelini ortaya koyabilir misin? İpe un sererek sorumluları bulmaya çalışıyorlar. Aslında zaman kazanıp unutturmaya çalışıyorlar. Bu emri hükümet verdi. Sınır dışı operasyona talimat hükümetten gelir. Bir de size istihbaratı kim verdi? Cevap var mı yok. Gülyazı köyündeki anneler Başbakan Erdoğan’ı Allah’a emanet etti” dedi.
MEMURLARA ÖNERİLEN ZAM TEKLİFİ
Memurlara teklif edilen 3+3 zam oranını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Aldatanlar ve Kandıranlar Partisi olduğunu hala öğrenemediniz mi? Totaliter zihniyet bulaşıcıdır. Bu hastalık yayıldığında yönetimler totaliter bir yapıyla baskıcı bir şekle dönüşüyorlar. Her türlü baskıyı kullanıyorlar. Bunla mücadele edenler de aydınlardır. Aydınlar meşaledir. Bedel ödemekten korkmazlar. Toplumun geleceğini gören insandır. Sorumluluğu olan aydın olur korkak adamdan aydın olmaz. Aydın neden direnir, toplumun çaresiz olmadığını göstermek için. Eğer aydın direnmezse toplum direnemez. Bunun adı öğrenilmiş çaresizlik. Diktatöre teslim olan bir aydın ahlakını yitirmiş bir aydındır” diye konuştu.
“ÖZGÜR BASIN OLSAYDI BİR BAŞBAKAN BÖYLE BİR LAF EDEMEZDİ”
Başbakan Erdoğan’ın gazeteci-yazar Bekir Coşkun’a söylediği ’Kaleminden pislik akıyor’ sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bir Başbakan’a yakışır mı? Ağzından çıkan lafa bir bak önce. Demek ki Bekir Coşkun kendisini tarihe yazdırdı, seni de tarihin çöp sepetine atacak bunu unutma. Gerçek demokrasi ve özgür basın olsaydı bir Başbakan böyle bir laf edemezdi, etseydi medya o lafı ona yedirirdi. Başbakan Erdoğan, basın özgürlüğünün sınırlarını belirleyecekse o ülkede demokrasi yoktur demektir. Bugün Bekir Coşkun’a yapılan yarın bir başka gazeteciye de yapılır. En az üç gruptur söylüyorum. Türkiye’nin en büyük sorunu siyasi ahlaktır. Basın mensubu diğer mesleklerden çok farklıdır. O kamuyu aydınlatacaktır. Başbakan Erdoğan’ın kafasıyla darbe yapanların kafası aynıdır. Bu anlayış firavun anlayışı, bunu yapan da firavunlaşan adamdır” dedi.
“ANLAMAN İÇİN DÜŞÜNMEN LAZIM”
Başbakan Erdoğan’ın il başkanı olduğu dönemde başkanlığa karşı çıkarak ’Başkanlık ABD emperyalizminin bir tavsiyesidir’ dediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Başbakan Erdoğan, Suriye konusunda CHP’nin politikasını anlayamamış. Sen zaten anlayamazsın ki. Anlaman için düşünmen lazım. Kendini egemen güçlerin politikalarına endekslediysen anlayamazsın. Anlamak için özgür düşünmek lazım. Hele hele ruhunda dokusunda Kuvayi Milliye ruhu olmayan bizi hayatta anlayamaz. İradesini özgürce kullanamayan batının egemen güçlerinin çözmeliğini yapan insan bizi anlayamaz. Başbakan Erdoğan, boşuna yorulma sen bizi zaten anlayamazsın ama biz seni çok iyi anlıyoruz ve kimlere hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz” diye konuştu.
“ÇOCUKLARIMIZA GÜZEL BİR TÜRKİYE BIRAKALIM”
Başbakan Erdoğan’ın 7 ay önce kredi derecelendirme kuruluşu S&P’yi övdüğünü belirten Kılıçdaroğlu, “Şimdi neden bağırıyorsun ? Anlamak mümkün değil. Demokrasi ancak bedel ödenerek yakalanabilir. Recep Tayyip Erdoğan kavgaya gerek yok. Demokrasi mi istiyorsun ? Gel arkadaş. Kenan Evren’in getirdiği yasaları değiştirelim. Geliyor mu? Gelemez. Diktatör kafasında olan biri demokrasiye mi inanır ? Daha düne kadar demokrasiyi küfür rejimi olarak tanıtmıyorlar mıydı? Çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakalım. Sende darbecisin onların suç ortağısın. Demokrasiyi sağlamak zordur biz bu bedeli ödemeye razıyız. Ödün vermeyeceğiz” dedi.
Son Yorumlar