Kelebek Sohbet

Kelebek Sohbet Kelebek Chat Odaları

Archive for the ‘Yaşam’ Category

Fazıl Say: O ‘tweet’i benimle beraber 165 kişi ‘retweet’ledi, sadece bana soruşturma açıldı. Bir tek ben mi dinsizim!

26 Nisan 2012 Perşembe, 01:18:34
 

"Beni hapse atarlarsa dünya başlarına yıkılır!" Sonra Oku

  • Gönder

 

 

Dünyaca ünlü piyanist-besteci Fazıl Say Enine Boyuna programında Ece Üner‘in sorularını yanıtladı.

Twitter’da yazdıklarıyla ve Türkiye’den ayrılmak istediğini açıklamasıyla tartışma yaratan Say, “Sürekli kendini aklamak zorunda olmak hazin bir durum” dedi. Say, 23 Haziran’da seslendireceği Mezopotamya Senfonisi’nin ardından Japonya’ya gideceğini ve burada ev bakacağını söyledi. Fazıl Say, şöyle konuştu:

 Video için tıklayınız…

“Son 5 yıldır çatışma halindeyiz hükümetle. Türkiye’deki sanatın anlaşılmamasıyla mücadele halindeyiz. Sanki devrik rönesansın çocukları gibiyiz. Bundan kastım cumhuriyet. Yeni oluşan durumla bağdaşmamamız zaman zaman hedef gösterilmemize neden oluyor. Yani dışlanmak… Bununla mücadele ettik yıllarca. Projemiz reddediliyor, her türlü perspektiften nefes almamız zorlaştı. Bu, bir sanatçı için iyi bir şey değil. Sanatçının yapması gereken, özgün olması, sanatını evrensel bir dille anlatabilmesidir”

Hayatının müzik olduğunu ve müzisyenliği bırakmanın söz konusu olamayacağını kaydeden Say, “Türkiye dışında yaşamak da benim için sorun değil. Zaten zamanımın üçte ikisi Türkiye dışında konser vermekle geçiyor” dedi.

Müziği iyi yapmaktan başka bir misyonu olmadığını söyleyen Say, “Sürekli kendimi aklamak zorunda olmak hazin bir durum. Heykeller niye yıkılıyor, kitaplar niye satmıyor? Çünkü bir kültür sanat problemi var. Bir insanın tiyatroyu, operayı anlaması için eğitimi iyi almış olması lazım” diye konuştu.

Twitter’da yazdıklarını dindar dostlarına sorduğunu ve yazdıklarının dine hakaret olmadığı yanıtı aldığını kaydeden Say, şöyle devam etti:

“Ben Hayyam’ı çok severim, bütün dörtlüklerini ezbere bilirim. O dörtlük (Twitter’da paylaştığı “Irmaklarindan saraplar akacak diyorsun, cenneti ala meyhane midir? Her muminine 2 huri verecegim diyosun, cenneti ala kerhane midir” dizeleri) Hayyam’a ait olmayabilir. Hayyam’a ait olduğu söylenen yüzlerce dörtlük var. Hangisi Hayyam’ın, hangisi değil tartışması hep var. Ama Hayyam’ın konuları var; şarap, cennet- cehennem, aşk ve dinle ilgili konular.

Hayyamvari olması ile Hayyam’ın olması arasında ben bir fark göremiyorum. Hayyam’ın Türkiye’de tartışma konusu olması gerekir. Tweet’e gelince… Bir ‘tweet’i ‘retweet’ledim. bu dörtlük yıllardır internette dolaşır. O gece benimle beraber 165 kişi ‘rt’lemiş. Diğerleri hakkında soruşturma açılmıyor. Bir tek ben din düşmanı oluyorum. Ben niye hedef gösterildiğimi anlamaya çalıştım. AKP’liler tarafından tabii ki hoş karşılanmayacağım. Ama Türkiye’de her şey AKP değil, ki Türkiye’nin yarısı AKP değil. Çok zayıf bir muhalefet olmasına rağmen Türkiye’nin yarısı AKP değil.”

“Beni hapse atmaları dünyanın başlarına yıkılması demek” diyen Say, soruşturma haberi duyulduğunda tüm dünyadan tepkilerin geldiğini belirtti. Kendisine yönelik bir yok etme çabasının olduğunu ve bertaraf edilme çabalarının başarılı olduğunu kaydeden Say, “Hapse girersem hayatım kayar, bir müzisyenin 6 ay enstrümanından uzak kalması, o müzisyenin bitmesi demek” şeklinde konuştu.

Fazıl Say şöyle devam etti: “(Git, defol) diyenlerle uğraşıyorum. New York’ta, Viyana’da ayakta alkışlanmışım, kültürler arası diyalog var… Dönüyorsun ülkene hakkında soruşturma var. Ben bunu hak etmiyorum, bunu daha fazla kabullenmek istemiyorum. Böyle bir yaşam olmadan da olur. Mezopotamya Senfonisi 23 Haziran’da çalınacak sonra Japonya turnesine gideceğim ve ev bakacağım diye bir plan yaptım. Türkiye’yi bu haliyle sevmiyorum”

FAZIL SAY‘IN SÖZLERİ VE “MUHAFAZAKAR SANAT”
Enine Boyuna programının ikinci bölümünde hem Fazıl Say‘ın sözleri hem de Türkiye’de son zamanlarda tartışma konusu olan “muhafazakar sanat” Bedri Baykam, Pınar Kür, Esra Elönü ve Salih Tuna’nın katılımıyla ele alındı.

Bütün sanatçıların Fazıl Say kadar şanslı olmadığını, pek çok yazarın hapishane gördüğünü kaydeden Pınar Kür, kendisinin de 3 kitabının yasaklandığını söyledi.

“Vicdanen Say’a açılan soruşturmayı reddediyorum” diyen Salih Tuna, “Muhafazakarlar Say’ın İstanbul Senfonisi’ni denlemeli” teklifinde bulundu.

Esra Elönü, Kültür ve Adalet bakanlıklarının Say hakkında açıklama yapması gerektiğini söyledi.

Devletin “Sanat muhafazakar olacak” dediğini ileri süren Bedri Baykam, “Türkiye nefes alınamaz hale geldi” dedi.

  • 0 Comments
  • Filed under: Yaşam
  • Kadir Topbaş, Fatih Altaylı’ya konuştu

    01 Şubat 2012 Çarşamba, 01:20:10

     

     

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Habertürk TV’de yayınlanan ve belediyeye ait Topkapı Zeytinburnu’nda bulunan Panoramik Müze’de canlı olarak gerçekleşen Teke Tek programına katılarak Fatih Altaylı‘nın sorularını yanıtladı.

    3 BİN YENİ İETT OTOBÜSÜ
    (İETT filosunun yenilenmesi hakkında) “3 bin otobüs alınacak. Halk otobüslerinin tamamını yenileyeceğiz. Amacımız otobüslerdeki sıkıntıyı, izdihamı ortadan kaldırmak. İnsani ölçülerde seyahati sağlayacağız. 2014′e kadar yenilemeyi sağlayacağız.”

    300 METROBÜS ALIMI İÇİN İHALE
    (Yurtdışından alınan metrobüslerin bozulması ve pahalı olması eleştirileri hakkında) “Bu otobüsler yüzde 90 itibariyle kullanılıyor. Bunlar ileri teknolojisi olan araçlar. Bizde tıka basa kullanılıyor. Kapılar değiştirildi, yeni düzenleme yapıldı. Şu anda 340 büyük metrobüsle hizmet veriyoruz. Eğer küçük yerli otobüs tercih etseydik 700-800 tane almak gerekirdi. Sistem çalışmazdı. Büyük otobüs yapmaları konusunda o dönem ilgili firmanın CEO’su ile görüştüm. Zor olduğunu ancak 200 cıvarında sipariş verirsek 1-2 yıl sonra teslim etmek üzere geliştirebileceklerini söyledi. Şu anda 300 tane tane yeni metrobüs için 2 yıl sonrasına almak üzere sipariş verilmek üzere arkadaşlarımızdan araştırma yapmalarını istedim. Bu konuda ihale hazırlığı içindeyiz. 250-300 tane otobüs alınacak. Metrobüs artık kentin omurgası haline geldi.”

    KÖPRÜ KAPANACAK MI?
    (Boğaziçi Köprüsü’nün kapatılıp bakıma alınacağıyla ilgili) “Burada 40 yıllık bir köprüden bahsediyoruz. Günde 180-210 bin araç geçiyor. Bu kadar öngörülmemişti. Yalnızca 70 bin araç düşünülmüştü. Teknik sorunları bilemem ama erken yorulma olabilir. Riskten bahsediliyorsa, bu risk feci sonuçlar verebilir. Ulaştırma Bakanımız ve Karayolları Genel Müdürümüz açıklamayı yaptı. Ulaştırma Bakanı, şeritlerin kapatılarak bakımın yapılabileceğini söyledi. Marmaray ya da 3. Köprüye yetişmesini arzu ederdik. Ama bir şey diyemem.”

    3. KÖPRÜ
    (3. köprünün gerekli olup olmaması tartışmalarıyla ilgili) “Dünyanın en büyük kentlerinden New York’ta çok sayıda köprü var. İhtiyaç olduğu için bu köprüler var. İstanbul içinden deniz geçen bir şehir ve iki tarafı birbirine bağlamanız gerekiyor. Nüfusun yüzde 40′ı Anadolu’da, yüzde 60′ı Avrupa yakasında yaşıyor. Geçişlere ihtiyaç var. Geçişlerle birlikte nüfusundan kat kat fazla bir sirkülasyon ortaya çıkıyor. Üçüncü bir geçişe ihtiyaç var. Raylı sisteme de ihtiyaç var. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda böyle bir çalışma sürecine girildi ve devam ediyor. İki köprü arasına üçüncü köprü konuşuldu ancak istimlak bedelinin çok fazla olacağı ortaya çıktı. 7 güzergah belirlendi, 5′e indi ve sonunda kuzey geçişi tercih edildi. Başbakanımız da bunda karar kıldı. Körfez geçişini bağlayacak transit geçiş de düşünüldü. Ağır vasıtalar, nakliye araçları geçecek diye düşünüldü. Burada kamulaştırılacak yer az. Ayrıca orman alanı az ve makilik çok yer kaplıyor. Başbakan da orman alanları ve ekolojik dengeye zarar verilmemesi konusuda hassas. Daha güneyde olsaydı Fatih Ormanları’na zarar verilebilirdi. Ayrıca doğaya zarar vermeden, viyadüklerle geçilmesi düşünüldü. 3. köprü şehir içi trafiğe etkisinin yüzde 5 olacağı söyleniyor ancak kritik saatlerde bu oran daha da artacaktır.

    MİNİBÜSLER KALKMAYACAK, DÜZENLEME GELECEK
    (Minibüslerin kaldırılması söylentileri hakkında) “Minibüsleri tamamen kaldıracağız diye bir şey yok. Minibüs esnafının kente ciddi bir hizmeti var. Bugün minibüs esnafı kontak kapatsa kent felç olur. Minibüsler kaliteli hale gelsin istiyoruz. Esnafı mağdur etmeden, hizmet içinde kullanmak istiyoruz. Bu konuda bazı modeller ve projelerimiz var. Sürücülerin eğitimli, bakımlı olmasını istiyoruz. Minibüsleri dönüştürerek daha kaliteli yapmayı amaçlıyoruz.”

    BEYLİKDÜZÜ’NDEKİ ÇALIŞMALAR İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM
    (Avcılar-Beylikdüzü arasındaki metrobüs hattındaki gecikmeyle ilgili) “Oradaki çalışmaların gecikmesi vatandaş için sıkıntı yarattı. O sıkıntıya yaşayanlardan özür diliyorum. Kolay bir iş değil. İstediğimiz, gösterdiğimiz hedefler zamanında bitmedi. Ciddi ıstırap çekildi. Bizim ekibizimin yanlışları, müteahhidin eksikleri ve yanlışları oldu. Faturasını orada yaşayanlar çekti. Asfalt dökülecekti ancak bu havada dökülmesini istemedim. Havaların ısınmasını bekleyin dedim. Çünkü milletin parasını sokağa atamazdım.”

    LEVENT’TEN BOĞAZİÇİ’NE METRO
    (Yeni metro hatlarıyla ilgili) “Üsküdar altunazide-Ümraniye-Çekmeköy’de 22 kilometrelik metro hattının ihalesini yaptık. 38 ayda bitecek ve dünya rekoru olacak. Levent’ten Boğaziçi Üniversitesine metro hattının uzatılması kararını aldık. 3 bin 320 metrelik hatta 5 istasyonu olacak. Böylece Nispetiye Caddesi’nin ulaşımı rahatlayacak. Ayrıca Hisarüstü’nden Aşiyan’a, yüzeyden giden finiküler yapılacak. Aynı şekilde Ümraniye’den de sahile inen finikülerler planlanıyor.”

  • 0 Comments
  • Filed under: Yaşam
  • Diyarbakır’ın Eğil ilçesine bağlı Ilgın köyünde bir evde çıkan yangında aynı aileden 4′ü çocuk 6 kişi öldü 31 Ocak 2012 Salı, 09:00:56 ..Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyde geçici köy korucusu olarak görev yapan Mehmet Hanifi Yılmaz’a ait evde saat 05.15 sıralarında yangın çıktığını söyledi. Toprak, olayın çok üzücü olduğunu belirterek, şunları söyledi: ”Yangının, sobadaki kömürün benzinle tutuşturulması sonucu meydana geldiğini değerlendiriyoruz. Yangında aynı aileden 4′ü çocuk 2′si yetişkin 6 kişi yaşamını yitirdi. Biri 5 yaşında, diğeri ise 16 yaşında 2 çocuk da yaralandı. Yaralılardan küçük olan çocuğun durumu ağır. Yaralılar, Dicle Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesine sevk edildi.” AA

  • 0 Comments
  • Filed under: Yaşam
  • Kavgaya el koydu!

    Çocuklarının annelerini mahkemede görmek istemeyen İbrahim Tatlıses, Perihan Savaş’ı şikâyetini geri alması için ikna etmeye çalışıyor ama…
    20 Ocak 2012 Cuma, 09:01:28
    İbrahim Tatlıses, Perihan Savaş'ı ikna etmeye çalışıyor
     

     

     

    PERİHAN Savaş’ın, İbrahim Tatlıses’in genç eşi Ayşegül Yıldız için söylediği “Abla kardeş gibiyiz” açıklaması Derya Tuna’yı kızdırmış, “Birbirlerini nasıl abla kardeş gibi görürler? O senin ablansa ne işin var ablanın eski kocasının yatağında? Bunun karşılığı ensest” diyerek Savaş’a tepki göstermişti.

    Perihan Savaş bu açıklaması üzerine Derya Tuna hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Sağlık sorunları nedeniyle bu konuyla ilgilenemeyen İbrahim Tatlıses sonunda olaya el koyma kararı aldı. Kızı Melek Zübeyde’nin annesi Perihan Savaş ile oğlu İdo’nun annesi Derya Tuna’yı barıştırmak için kolları sıvadı.

    Çocuklarının annelerini hâkim karşısında görmek istemeyen Tatlıses, özellikle Perihan Savaş’ı şikâyetini geri alması için ikna etmeye çalışıyor. Perihan Savaş ise henüz ikna olmuş değil.

  • 0 Comments
  • Filed under: Yaşam
  • Marmara Denizi’nde poyraz!

    Dikkat! Bu seferler iptal edildi… 30 Ocak 2012 Pazartesi, 00:45:04 ..Yarın sabah yapılacak Bandırma/Yenikapı-Bostancı ile Bursa-Yenikapı-Kadıköy deniz otobüsü seferleri iptal edildi. Marmara Denizi’nde etkili olan poyraz nedeniyle İstanbul Deniz Otobüsleri’nin (İDO) yarın sabah gerçekleştirilecek bazı seferleri iptal edildi. İDO’dan alınan bilgiye göre, yarın saat 07.30 Bandırma/Yenikapı-Bostancı ile saat 09.30 Bursa-Yenikapı-Kadıköy deniz otobüsü seferleri poyraz nedeniyle yapılamayacak.

  • 0 Comments
  • Filed under: Yaşam
  • Tarımda milyonluk yatırım

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu: Toplam maliyeti yaklaşık 2 milyar dolar olan projeyle birlikte Çukurova’nın içinden ikinci bir Çukurova daha oluşturacağız
    15 Ocak 2012 Pazar, 14:16:04
    Tarımda milyonluk yatırım

     

     

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’nin bulunduğu coğrafya itibariyle stratejik bir konuma sahip oluğunu, bu nedenle de dimdik ayakta durmak zorunda olduğunu söyledi. Eroğlu, yapılması ‘hayal’ denilen işleri başardıklarını, ancak bunun kolay olmadığını belirterek, milletin efendisi değil, hizmetkarı olduklarının altını çizdi.
    Bakan Eroğlu, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nce yapımı tamamlanan ve yaklaşık 16 milyon TL’ye mal olan 8 tesisin açılışını gerçekleştirirken, 138.1 milyon TL’lik bir yatırımla hayata geçirilecek olan 3 tesisin de temelini attı. Törende KKTC eski Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş için bir dakikalık saygı duruşunda da bulunuldu. ‘Daha Fazla Hizmet Daha Kalkınmış Türkiye’ sloganıyla İmamoğlu Spor Salonu’nda gerçekleştirilen törende konuşan Bakan Eroğlu, ‘Yedigöze Barajı‘ ve ‘İmamoğlu Sulaması‘nın, çok büyük çaba ve mücadeleler sonrasında hayata geçirildiğini hatırlatarak, “Şimdi burada size nelerle karşılaştığımızı ve hangi engelleri aştığımızı anlatsam roman olur. Her şeye rağmen tüm bu sorun ve sıkıntıları aştık. Bu proje, Türkiye’nin en büyük yatırımlarından biri. Toplam maliyeti yaklaşık 2 milyar dolar olan projeyle birlikte Çukurova‘nın içinden ikinci bir Çukurova daha oluşturacağız” dedi.

    “HAYAL DENİLEN ŞEYLERİ BAŞARDIK BUNLAR KOLAY OLMADI”
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın projeyle yakından ilgilenip, her bir gelişmeyi anı anına takip ettiğini hatırlatan Eroğlu, konuşmasını da şöyle sürdürdü:
    “Hakikaten dünya lideri bir başbakana sahibiz. Onunla gurur duyuyoruz. Başbakanımız, 2002 yılının sonunda devraldığında Türkiye’de durum neydi? Neredeydik ve bugün nereye geldik? İnsan hafızası çok çabuk unutuyor. Bir litre benzin için kilometrelerce uzanan kuyrukları, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için girdikleri kuyrukları unuttunuz mu? Paramızdaki 6 sıfırı ne çabuk unuttunuz? Bunlar kolay işler değil. Paramızdan 6 sıfırı atıp, Türk Lirası’na değer kazandırdık. Hata bazı yazar ve çizerler;
    ‘Paradan 6 sıfırı atamazlar, eğer atarlarsa kalemimizi kırarız’ dediler. Sıfırları attık ama kalemini kıran olmadı. Hatırlayın ‘enflasyon canavarı’ vardı. ‘Kimse onu yok edemez’ diyorlardı. Bugünkü tabloyu hayal bile edemezlerdi ama ne oldu? Enflasyon tek hanelere düştü.”

    “TÜRKİYE BUGÜN ‘KÜRESEL BİR GÜÇ’ HALİNE GELDİ”
    Geçmişte devletin borçlanma oranının yüzde 61 olduğunu, bütçenin önemli bir kısmınınsa borçların faizinin ödenmesi noktasında kullanıldığını anlatan Eroğlu, bugün gelinen noktada borçlanma oranının yüzde 7-8′lere indirildiğini ifade ederek, “B u parayı millet ödüyordu, dolayısıyla yatırım yapılmıyordu. Bir göleti 15 yılda yapamıyorlardı, ama biz 365 günde yaptık. Şimdi Allaha şükür biz temel attığımız zaman, açılış tarih ve saatini veriyoruz. Borçları ödediğimiz gibi dünyada Çin’den sonra en hızlı
    büyüyen ikinci ülkeyiz. Bugün, IMlF’ye boyun eğmeyen ve yoluna IMF’siz devam eden bir Türkiye var. IMF’ye; ‘Vadesi gelince borcumuz öderiz’ diye rest çeken bir başbakanımız, küresel bir güç Türkiye var. Bu şanlı bayrağımızı bu topraklarda ilelebet dalgalandırıp, daha da ileriye hep birlikte taşıyacağız” diye konuştu.

    “GÜNÜ KURTARMA DERDİNDE DEĞİLİZ, HER ŞEY İÇİN BİR PLANIMIZ VAR”
    2002 yılından bu yana Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca bin 127 tesisi tamamlayıp hizmete sunduklarına dikkat çeken Veysel Eroğlu, söz konusu tesislerin de 206′sının baraj olduğunu hatırlatıp, 49 kente içme suyu götürdüklerini dile getirdi. “İstanbul’da bile tankerlerin arkasında kuyruklar olur, kadınlar bidonlarla su doldururdu” diyen Eroğlu, konuşmasını da şöyle sürdürdü; “Türkiye’de artık bu manzaralar kalmadı. Çünkü her şey için bir planımız var. Sadece günü kurtarmak için değil, geleceğe düşünerek
    çalışıyoruz. 2040-2050 ve hatta bazı kentlerde 2060 yılına kadar içme suyu temini ettik. Özellikle şuana kadar bir milyon dekar alanı, modern sulama tekniğine açtık. Bunlar kolay işler değil ama biz bunları başardık. Ormancılık faaliyetleri açısından dünyada ilk 3′e girdik. Yıl sonuna kadar 2 milyon 300 bin hektarlık bir alanı ağaçlandırıp, bozuk orman sahalarını azaltacağız. Nerden nereye. İşte biz buyuz.”

    “BİZ BÜYÜK BİR ÜLKEYİZ VE DİMDİK AYAKTA DURMAK ZORUNDAYIZ”
    Bakan Eroğlu, “Sadece DSİ değil, aynı zamanda da Orman Genel Müdürlüğü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile ortak çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz. Bizim ülkemiz, bulunduğu coğrafya itibariyle stratejik konuma sahip. Bu nedenle dimdik ayakta durabilmek için de güçlü olmak zorundayız. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümüne denk gelen 2023 yılı için ortaya koyduğumuz çok ciddi hedefler var. 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomi arasına Türkiye’yi hep birlikte taşıyacağız. Türkiye buna hazır,
    Adana’da buna hazır. Çünkü bizim üzerimize düşen önemli bir görev. Bu şanlı ay-yıldızlı şanlı bayrağımızı zirveye taşıyacağız. Biz büyük bir ülkeyiz, büyük bir tarihimiz var ve bu ülkeyi zirveye taşımanın hedefindeyiz” dedi.

    “BİZ MİLLETİN EFENDİSİ DEĞİL, ONLARIN HİZMETKARIYIZ”
    Geçmişte arıcıların ormanlara dahi sokulmazken, bugün kendilerinin arıcılık faaliyetlerinde bulunanlara çok ciddi destekler verdiklerini anlatan Eroğlu, “Şöyle bir söz vardır bizde; ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’. Bizim hedefimiz; arıcılara sahip çıkıyoruz. Şu ana kadar 102 bal ormanı kurduk. Onlara ne istiyorlarsa onu veriyor, şifalı bitkiler ekiyoruz. Bozuk orman alanlarında 49 yıllığına vatandaşlarımıza verip, onların gelir seviyesini arttıracağız. Dünyadaki tıbbi ve aromatik bitkilerle ilgili çok
    iyi bir Pazar var. Sadece çin 100 milyar dolarlık bir ihracat yapıyor. 150-200 bin dolarlık ihracat yeterli değil. 2015 yılına kadar 1.5 milyar dolarlık ihracat yapmayı hedefliyoruz. ‘Odundışı ürünler’ kapsamında Adana ve Hatay’ı pilot il seçtik. Orman köylülerimize gerekli her türlü desteği vereceğiz. Biz sizlerin efendi değil, sizlerin hizmetkarıyız. Çünkü aslolan ve baki kalan, kubbede hoş bir seda bırakmaktır” görüşünü dile getirdi.

    ÇUKUROVA‘NIN İÇİNDEN BİR ÇUKUROVA DAHA DOĞACAK”
    Çukurova‘nın, mevcut yüzölçümünün yüzde 40′ında tarım yapıldığını, bu konumu itibariyle de bölgenin Türkiye açısından oldukça önemli bir ‘tarım üssü’ olduğunu kaydeden DSİ Genel Müdürü Akif Özkaldı, “Çukurova demek tarım demek, tarım demek suyla hayatı buluşturmaktır. 133 milyon TL’ye mal olacak olan ‘İmamoğlu Sulama İletim Kanalı’nın, bölge açısından oldukça önemli. Tesis, bu bölge için gerçekleşmesi gerçekten bir rüya gibiydi. Bugün bu hayal gerçekleşiyor ve tesisle birilikte Çukurova içinde bir
    Çukurova daha oluşturacağız. 22 bin 200 dekar tarım alanı suya kavuşturulacak, geçimini tarımdan sağlayan vatandaşlarımızın gelirleri daha da artacak” ifadesini kullandı.

    BAKAN İSTEDİ TESİSLERİN AÇILIŞI 2014′E ALINDI
    Adana Vali Vekili Mehmet Zeki Koçberber, Türkiye’de her alanda olduğu gibi orman ve su işleri alanında da kalkınma ve yatırımların tüm hızıyla devam ettiğini, hükümetin ortaya koyduğu çalışmalarla Türkiye’de susuz insan ve susuz toprak kalmayacağına gönülden inandığını dile getirdi. Yapılan açılış töreniyle yaklaşık 50 yıllık bir rüyanın son bulduğunu vurgulayan Koçberber, bu alanda yapılan çalışmalarla birlikte 39 bin 900 dekarlık bir alanın sulanacağını hatırlattı. Konuşmaların ardından temel atma
    törenine geçildi. Bakan Veysel Eroğlu, tesislerin yapımını üstlenen firma temsilcilerinden açılış tarihini erkene almalarını istedi ve yapılan görüşmelerin ardından da tesislerin 14 Ekim 2014 tarihinde açılması kararlaştırıldı. Bakan Eroğlu, daha sonra protokol üyeleriyle birlikte tesislerin temelini attı.

  • 0 Comments
  • Filed under: Yaşam
  • Sohbet Odaları kelebek sohbet Kelebek Chat Kelebek Sohbet sitemap