Kelebek Sohbet Kelebek Chat Odaları
15 May
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteci- yazar Bekir Coşkun’a söylediği “Kaleminden pislik akıyor” sözlerine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Bir Başbakan’a yakışır mı? Gerçek demokrasi ve özgür basın olsaydı bir Başbakan böyle bir laf edemezdi, etseydi medya o lafı ona yedirirdi. Başbakan Erdoğan, basın özgürlüğünün sınırlarını belirleyecekse o ülkede demokrasi yoktur demektir” diye konuştu.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. 13 Mayıs Pazar günü Anneler Günü’nün mutlu bir gün olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ama geldiğiniz noktada öyle anneler var ki onlar şehit anneleriydi. CHP vekiller onların anneler gününü kutladılar. Onların derdine dert ortağı oldular. Sorun bizim gitmemizle çözülmüyor. Sorun kanın acının durmasıdır” dedi.
“POLİTİKACILARIN OMUZLARINDADIR”
Kılıçdaroğlu, “40 yıldır Türkiye’nin gündemindeki en temel sorun diye size sorsalar. Bu sorun terördür. Peki kabahat kimde? Korucuda mı vatandaşta mı, askerde mi? Bir dönüp kendimize bakalım. Bu sorunun vebali kimin omzunda? Politikacıların omuzlarındadır” diye konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
“40 yıldır kan akıyor bu ülkede. Edebiyat yapıyorlar. ’Analar ağlamasın’ diyorlar. Bu lafı ederken yürekten söyleyeceksiniz. Neyi çözdün de analar ağlamadı? Efenim yeni projeler üretiyoruz. Yeni strateji belirliyoruz. Yahu 40 yıldır. Ama Recep Tayyip Erdoğan bu sorunu çözemez. Bu sorunu çözecek olan CHP’dir. Çünkü bu konuda ilk raporu yazan da biziz. Bu sorun toplumsal uzlaşmayla çözülür. Bunun için masaya oturacaksın. Bu sorun çözülmedikçe sağlıklı sonuç olamaz.”
“ANADOLU BOŞALIYOR”
Herkesin İstanbul’a gelerek Anadolu’nun boşaldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “1930’lu yıllarda Diyarbakır 3. büyük sanayi kentimizdi. İşsizlikle mücadeleseyle her yerde olsun dediler. Anadoluyu ayağa kaldırmak bizim boynumuzun borcu. Biz Anadolu’yu sömürmeyeceğiz” diye konuştu.
“ANNELERİ PARA İLE SUSTURMAYA ÇALIŞTILAR”
“Gülyazı köyünde 34 yurttaşımız öldürüldü” diyen Kılıçdaroğlu, “Okul masrafları için kaçakçılık yapıyorlardı. Bu anneleri para ile susturmaya çalıştılar. Bir çocuğun değeri para ile ölçülebilir mi? Başbakan’a soruyorum sen çocuğunun bedelini ortaya koyabilir misin? İpe un sererek sorumluları bulmaya çalışıyorlar. Aslında zaman kazanıp unutturmaya çalışıyorlar. Bu emri hükümet verdi. Sınır dışı operasyona talimat hükümetten gelir. Bir de size istihbaratı kim verdi? Cevap var mı yok. Gülyazı köyündeki anneler Başbakan Erdoğan’ı Allah’a emanet etti” dedi.
MEMURLARA ÖNERİLEN ZAM TEKLİFİ
Memurlara teklif edilen 3+3 zam oranını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Aldatanlar ve Kandıranlar Partisi olduğunu hala öğrenemediniz mi? Totaliter zihniyet bulaşıcıdır. Bu hastalık yayıldığında yönetimler totaliter bir yapıyla baskıcı bir şekle dönüşüyorlar. Her türlü baskıyı kullanıyorlar. Bunla mücadele edenler de aydınlardır. Aydınlar meşaledir. Bedel ödemekten korkmazlar. Toplumun geleceğini gören insandır. Sorumluluğu olan aydın olur korkak adamdan aydın olmaz. Aydın neden direnir, toplumun çaresiz olmadığını göstermek için. Eğer aydın direnmezse toplum direnemez. Bunun adı öğrenilmiş çaresizlik. Diktatöre teslim olan bir aydın ahlakını yitirmiş bir aydındır” diye konuştu.
“ÖZGÜR BASIN OLSAYDI BİR BAŞBAKAN BÖYLE BİR LAF EDEMEZDİ”
Başbakan Erdoğan’ın gazeteci-yazar Bekir Coşkun’a söylediği ’Kaleminden pislik akıyor’ sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bir Başbakan’a yakışır mı? Ağzından çıkan lafa bir bak önce. Demek ki Bekir Coşkun kendisini tarihe yazdırdı, seni de tarihin çöp sepetine atacak bunu unutma. Gerçek demokrasi ve özgür basın olsaydı bir Başbakan böyle bir laf edemezdi, etseydi medya o lafı ona yedirirdi. Başbakan Erdoğan, basın özgürlüğünün sınırlarını belirleyecekse o ülkede demokrasi yoktur demektir. Bugün Bekir Coşkun’a yapılan yarın bir başka gazeteciye de yapılır. En az üç gruptur söylüyorum. Türkiye’nin en büyük sorunu siyasi ahlaktır. Basın mensubu diğer mesleklerden çok farklıdır. O kamuyu aydınlatacaktır. Başbakan Erdoğan’ın kafasıyla darbe yapanların kafası aynıdır. Bu anlayış firavun anlayışı, bunu yapan da firavunlaşan adamdır” dedi.
“ANLAMAN İÇİN DÜŞÜNMEN LAZIM”
Başbakan Erdoğan’ın il başkanı olduğu dönemde başkanlığa karşı çıkarak ’Başkanlık ABD emperyalizminin bir tavsiyesidir’ dediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Başbakan Erdoğan, Suriye konusunda CHP’nin politikasını anlayamamış. Sen zaten anlayamazsın ki. Anlaman için düşünmen lazım. Kendini egemen güçlerin politikalarına endekslediysen anlayamazsın. Anlamak için özgür düşünmek lazım. Hele hele ruhunda dokusunda Kuvayi Milliye ruhu olmayan bizi hayatta anlayamaz. İradesini özgürce kullanamayan batının egemen güçlerinin çözmeliğini yapan insan bizi anlayamaz. Başbakan Erdoğan, boşuna yorulma sen bizi zaten anlayamazsın ama biz seni çok iyi anlıyoruz ve kimlere hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz” diye konuştu.
“ÇOCUKLARIMIZA GÜZEL BİR TÜRKİYE BIRAKALIM”
Başbakan Erdoğan’ın 7 ay önce kredi derecelendirme kuruluşu S&P’yi övdüğünü belirten Kılıçdaroğlu, “Şimdi neden bağırıyorsun ? Anlamak mümkün değil. Demokrasi ancak bedel ödenerek yakalanabilir. Recep Tayyip Erdoğan kavgaya gerek yok. Demokrasi mi istiyorsun ? Gel arkadaş. Kenan Evren’in getirdiği yasaları değiştirelim. Geliyor mu? Gelemez. Diktatör kafasında olan biri demokrasiye mi inanır ? Daha düne kadar demokrasiyi küfür rejimi olarak tanıtmıyorlar mıydı? Çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakalım. Sende darbecisin onların suç ortağısın. Demokrasiyi sağlamak zordur biz bu bedeli ödemeye razıyız. Ödün vermeyeceğiz” dedi.
11 May
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi soru işaretlerine, kuşkulara, tereddütlere maruz bırakarak, yatırım akışını engelleyecek değerlendirmeler yapmanın kolay olmaması gerektiğini belirterek, “Bu, anlayışla karşılayabileceğimiz bir durum değildir. Kimse kusura bakmasın burada tabi olarak art niyet ararız. Bu derecelendirme kuruluşları ya Türkiye’ye hiç uğramıyorlar, sağdan soldan duydukları ile bir değerlendirme yapıyorlar” dedi.
Başbakan Erdoğan, Yatırım Danışma Konseyi (YDK) 7.Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisi değerlendirirken, istikrar ve güvenden asla taviz vermeden, tedbiri elden bırakmadan yere sağlam basarak geleceğe doğru ilerleyeceğini söyledi. Bazı Avrupa ülkelerinde yaklaşan seçimler nedeni ile popülist uygulama yapılırken, Türkiye’nin popülizme asla taviz vermediğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:
Bu arada açık açık ifade etme durumundayım, dış ticaretini artıran, işsizliği rekor seviyede düşüren istikrar ve güvenden asla taviz vermeyen bir ülkenin, bazı kredi derecelendirme kuruluşları tarafından farklı değerlendirilmesi, bizim anlayışla karşılayabileceğimiz bir durum değildir. Hiç kimse kusura bakmasın, biz çok tabi olarak burada art niyet ararız. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının, bu objektif olmayan tavırları artık, ekonomi çevrelerince de ciddi şekilde tartışılmalıdır. Büyüyen, gelişen çok başarılı bir performans sergileyen bir ülkeyi soru işaretlerine, kuşkulara, tereddütlere maruz bırakmak, yatırım akışını engelleyecek değerlendirmeler yapmak, taktir edersiniz ki bu kadar kolay olmamalıdır” dedi.
-”TÜRKİYE’YE UĞRAMIYORLAR, MESNETSİZ DEĞERLENDİRMELERE KULAK ASMADAN YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”-
Türkiye’nin 2023 hedeflerine bugünden kararlılıkla ilerleyen bir ülke olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, “Bu derecelendirme kuruluşları ya Türkiye’ye hiç uğramıyorlar, sağda-solda duydukları ile böyle bir değerlendirme yapıyorlar ve bu tür değerlendirmelerle bu tür adımlar atılırsa, bizim tabiki derecelendirme kuruluşlarıyla olan, bizim değerlendirmemiz de çok daha farklı olacaktır. 2023 hedefleri sadece partimizin, sadece hükümetin hedefleri olmaktan çıkmış, milli hedefler haline gelmiştir. Biz hakkımızda yapılan haksız ve mesnetsiz değerlendirmelere kulak asmadan, karalama kampanyalarına aldırmadan yolumuzda ilerleyecek, 2023 yılında da 2 trilyon dolar milli geliri ile dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olan bir Türkiye’yi inşa edeceğiz” dedi.
19 Nis
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani ile görüşme sona erdi.
Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen görüşme, basına kapalı olarak 1 saat 50 dakika sürdü.
Görüşmeye, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da katıldı.
Irak’taki siyasi kriz masada
Bu arada, özel bir uçakla Türkiye’ye gelen Barzani’yi Dışişleri Bakanlığı yetkilileri karşıladı.
Barzani’nin Türkiye temasları sırasında masada birinci derecedeki konu Irak’taki siyasi kriz olacak. Krizin aşılması için atılması gereken adımlar tartışılacak.
Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler de ele alınacak. Suriye en önemli konu olarak gündemde.
Kuzey Irak’ı da yakından ilgilendiren PKK ile mücadeledeki çabalar ve gelişmeler de masaya yatırılacak.
Ayrıca, Kuzey Irak yönetiminin toplamaya çalıştığı, ancak Türkiye’nin PKK’nın temsil edilmesine karşı çıktığı Kürt konferansı da ele alınacak konular arasında.
Sürpriz görüşme
Öte yandan, Başbakan Erdoğan, öğle saatlerinde Üsküdar Kısıklı’daki evinden çıkarak Dolmabahçe’deki çalışma ofisine geçti. Erdoğan, ilk olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Muhammed Şahin’i kabul etti.
Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Başbakan Erdoğan’ın sürpriz bir ziyaretçisi oldu.
MİT Müsteşarı Hakan Fidan Başbakanlık ofisine geldi. Fidan’in ziyaretinin Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin Başbakan Erdoğan’ı ziyaretinden bir saat önce gerçekleşmesi dikkat çekti.
16 Nis
Hema Metal Döküm Fabrikası açılışı dün Başbakan Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın canlı bağlantıyla katıldığı törenle gerçekleştirildi. Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat, “120 bin ton/yıl kapasiteli döküm fabrikasını hizmete sunmaktan gururluyuz” dedi.
HİNDİSTAN VE ÇİN’E DE İHRACAT YAPIYOR
Mamullerinin yüzde 70′i ihraç eden Hema Endüstri’nin Avrupa ve Amerika’nın haricinde Çin ve Hindistan pazarları ile rekabet edebilmek için gerek kalite gerekse böyle bir fabrikaya ihtiyacı bulunduğunu belirten Hattat “Hema Metal Döküm Fabrikası kurulduktan sonra ürettiği mamulleri Hindistan ve Çin’e satmaya başlanmıştır” dedi. Hattat, milli tank projesi power pack sistemlerine talip olduğunu söylediği sırada Başbakan Erdoğan “Tank değil Sayın Hattat, uçak üretimi istiyorum” diye seslendi.
2 Nis
Başbakan Erdoğan, konuşmasını protesto eden gençleri fırçaladı.Başbakan Erdoğan, ATO Kongre ve Sergi Sarayı Congresium’da düzenlenen İş ve Meslek Danışmanlarını atama töreninde yaptığı konuşması sırasında ayağa kalkıp konuşmaya başlayan iki genç kız polis tarafından dışarı çıkarılmak istendi.
Başbakan Erdoğan polislere salondan çıkarılmamalarını söyleyerek iki genç kızın salonda kalmasını istedi. Bir süre tekrar ayağa kalkıp konuşmaya başlayan iki genç kıza Başbakan Erdoğan, “Özel birşeyin varsa toplantının sonunda gelir bunları sorarsın. Ama şurada Başbakan’ınız konuşuyor önce bunu bir dinle” dedi.
Başbakan Erdoğan, ATO Kongre ve Sergi Sarayı Congresium’da düzenlenen İş ve Meslek Danışmanlarını atama törenini katıldı. Başbakan Erdoğan, kürsüde konuşmaya başladığı sırada salonda bulunan iki genç kız ayağa kalkarak konuşmaya başlayınca polisler tarafından salondan çıkarılmak istendi. Başbakan Erodğan, polislere “Polis arkadaşım neden çıkarıyorsun dışarı ?” diyerek iki genç kızın salonda kalmalarını istedi.
Başbakan Erdoğan konuşmasına devam ederken aynı olduğu tahmin edilen iki genç kız ayağa kalkarak tekrar konuşmaya başladı. Başbakan Erdoğan, “Bak..Böyle bu tür oturumlarda önce nezaketi öğreneceksin kardeşim. Otur bakalım yerine. 3 bin kişinin olduğu salonda bu maalesef nezaketsizliktir. Böyle birşey olmaz. Burada bir defa dinlemesini bileceksin. Özel birşeyin varsa toplantının sonunda gelir bunları sorarsın. Bakanımıza ve herkese sorarsın. Ama şurada Başbakan’ınız konuşuyor önce bunu bir dinle. Burada 2 bin 817 kişiye iş veriliyor” dedi.
Bunun üzerine iki genç kız polis tarafından salondan çıkartıldı ve Başbakan Erdoğan konuşmasına devam etti.
11 Oca
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kendisi ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’e ilişkin sözlerine sert yanıt verdi.
Erdoğan, Demirtaş’ın Orgeneral Özel’e yönelik “onbaşı” sözü için, “Bu millette, bu topraklara küfretmek amacıyla Genelkurmay Başkanımızı hedef almak, ona güya hakaret etmek de açık söylüyorum; densizliktir. Değil general, onbaşı bile olmak bu toprakların tamamında bir gurur, bir şeref vesilesidir. Onbaşıları tanımıyor olabilirsin. Ama git silahlı efendilerine sor, onlar sana onbaşıların kahramanlığını çok güzel anlatırlar” dedi.
Erdoğan, BDP ve CHP’ye yönelik şu görüşleri ortaya koydu:
“BDP bu olayı, bu ülkenin halkları arasında bir husumete dönüştürmek için bilinçli bir şekilde çalışırken, ne yazık ki CHP de BDP’nin ve terör örgütünün değirmenine su taşımıştır. BDP, Doğu ve Güneydoğu’nun CHP’sidir. Biliyorsunuz bunlar İmralı’daki terörist başını önder olarak görüyorlar.
Hatta daha da ileriye gidiyor, Apo’ya peygamber diyorlar. Apo, Ne diyor BDP’liler için? Şarlatan, şovmen, satılık, zırtapoz diyor; bunları biz demiyoruz, önderleri diyor, hatta peygamber olarak gördükleri Apo söylüyor. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.
‘Zana dağa çıksın’
Erdoğan, BDP’li Leyla Zana’ya yönelik olarak da, ‘Güvencemiz silahtır’ diyor. O zaman bu çatının altına niye geldin? O zaman buraya niye geldiniz? O zaman sen de dağa çık” diye konuştu.
Son Yorumlar