Kelebek Sohbet

Kelebek Sohbet Kelebek Chat Odaları

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteci- yazar Bekir Coşkun’a söylediği “Kaleminden pislik akıyor” sözlerine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Bir Başbakan’a yakışır mı? Gerçek demokrasi ve özgür basın olsaydı bir Başbakan böyle bir laf edemezdi, etseydi medya o lafı ona yedirirdi. Başbakan Erdoğan, basın özgürlüğünün sınırlarını belirleyecekse o ülkede demokrasi yoktur demektir” diye konuştu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. 13 Mayıs Pazar günü Anneler Günü’nün mutlu bir gün olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Ama geldiğiniz noktada öyle anneler var ki onlar şehit anneleriydi. CHP vekiller onların anneler gününü kutladılar. Onların derdine dert ortağı oldular. Sorun bizim gitmemizle çözülmüyor. Sorun kanın acının durmasıdır” dedi.

“POLİTİKACILARIN OMUZLARINDADIR”

Kılıçdaroğlu, “40 yıldır Türkiye’nin gündemindeki en temel sorun diye size sorsalar. Bu sorun terördür. Peki kabahat kimde? Korucuda mı vatandaşta mı, askerde mi? Bir dönüp kendimize bakalım. Bu sorunun vebali kimin omzunda? Politikacıların omuzlarındadır” diye konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“40 yıldır kan akıyor bu ülkede. Edebiyat yapıyorlar. ’Analar ağlamasın’ diyorlar. Bu lafı ederken yürekten söyleyeceksiniz. Neyi çözdün de analar ağlamadı? Efenim yeni projeler üretiyoruz. Yeni strateji belirliyoruz. Yahu 40 yıldır. Ama Recep Tayyip Erdoğan bu sorunu çözemez. Bu sorunu çözecek olan CHP’dir. Çünkü bu konuda ilk raporu yazan da biziz. Bu sorun toplumsal uzlaşmayla çözülür. Bunun için masaya oturacaksın. Bu sorun çözülmedikçe sağlıklı sonuç olamaz.”

“ANADOLU BOŞALIYOR”

Herkesin İstanbul’a gelerek Anadolu’nun boşaldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “1930’lu yıllarda Diyarbakır 3. büyük sanayi kentimizdi. İşsizlikle mücadeleseyle her yerde olsun dediler. Anadoluyu ayağa kaldırmak bizim boynumuzun borcu. Biz Anadolu’yu sömürmeyeceğiz” diye konuştu.

“ANNELERİ PARA İLE SUSTURMAYA ÇALIŞTILAR”

“Gülyazı köyünde 34 yurttaşımız öldürüldü” diyen Kılıçdaroğlu, “Okul masrafları için kaçakçılık yapıyorlardı. Bu anneleri para ile susturmaya çalıştılar. Bir çocuğun değeri para ile ölçülebilir mi? Başbakan’a soruyorum sen çocuğunun bedelini ortaya koyabilir misin? İpe un sererek sorumluları bulmaya çalışıyorlar. Aslında zaman kazanıp unutturmaya çalışıyorlar. Bu emri hükümet verdi. Sınır dışı operasyona talimat hükümetten gelir. Bir de size istihbaratı kim verdi? Cevap var mı yok. Gülyazı köyündeki anneler Başbakan Erdoğan’ı Allah’a emanet etti” dedi.

MEMURLARA ÖNERİLEN ZAM TEKLİFİ

Memurlara teklif edilen 3+3 zam oranını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Aldatanlar ve Kandıranlar Partisi olduğunu hala öğrenemediniz mi? Totaliter zihniyet bulaşıcıdır. Bu hastalık yayıldığında yönetimler totaliter bir yapıyla baskıcı bir şekle dönüşüyorlar. Her türlü baskıyı kullanıyorlar. Bunla mücadele edenler de aydınlardır. Aydınlar meşaledir. Bedel ödemekten korkmazlar. Toplumun geleceğini gören insandır. Sorumluluğu olan aydın olur korkak adamdan aydın olmaz. Aydın neden direnir, toplumun çaresiz olmadığını göstermek için. Eğer aydın direnmezse toplum direnemez. Bunun adı öğrenilmiş çaresizlik. Diktatöre teslim olan bir aydın ahlakını yitirmiş bir aydındır” diye konuştu.

“ÖZGÜR BASIN OLSAYDI BİR BAŞBAKAN BÖYLE BİR LAF EDEMEZDİ”

Başbakan Erdoğan’ın gazeteci-yazar Bekir Coşkun’a söylediği ’Kaleminden pislik akıyor’ sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bir Başbakan’a yakışır mı? Ağzından çıkan lafa bir bak önce. Demek ki Bekir Coşkun kendisini tarihe yazdırdı, seni de tarihin çöp sepetine atacak bunu unutma. Gerçek demokrasi ve özgür basın olsaydı bir Başbakan böyle bir laf edemezdi, etseydi medya o lafı ona yedirirdi. Başbakan Erdoğan, basın özgürlüğünün sınırlarını belirleyecekse o ülkede demokrasi yoktur demektir. Bugün Bekir Coşkun’a yapılan yarın bir başka gazeteciye de yapılır. En az üç gruptur söylüyorum. Türkiye’nin en büyük sorunu siyasi ahlaktır. Basın mensubu diğer mesleklerden çok farklıdır. O kamuyu aydınlatacaktır. Başbakan Erdoğan’ın kafasıyla darbe yapanların kafası aynıdır. Bu anlayış firavun anlayışı, bunu yapan da firavunlaşan adamdır” dedi.

“ANLAMAN İÇİN DÜŞÜNMEN LAZIM”

Başbakan Erdoğan’ın il başkanı olduğu dönemde başkanlığa karşı çıkarak ’Başkanlık ABD emperyalizminin bir tavsiyesidir’ dediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Başbakan Erdoğan, Suriye konusunda CHP’nin politikasını anlayamamış. Sen zaten anlayamazsın ki. Anlaman için düşünmen lazım. Kendini egemen güçlerin politikalarına endekslediysen anlayamazsın. Anlamak için özgür düşünmek lazım. Hele hele ruhunda dokusunda Kuvayi Milliye ruhu olmayan bizi hayatta anlayamaz. İradesini özgürce kullanamayan batının egemen güçlerinin çözmeliğini yapan insan bizi anlayamaz. Başbakan Erdoğan, boşuna yorulma sen bizi zaten anlayamazsın ama biz seni çok iyi anlıyoruz ve kimlere hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz” diye konuştu.

“ÇOCUKLARIMIZA GÜZEL BİR TÜRKİYE BIRAKALIM”

Başbakan Erdoğan’ın 7 ay önce kredi derecelendirme kuruluşu S&P’yi övdüğünü belirten Kılıçdaroğlu, “Şimdi neden bağırıyorsun ? Anlamak mümkün değil. Demokrasi ancak bedel ödenerek yakalanabilir. Recep Tayyip Erdoğan kavgaya gerek yok. Demokrasi mi istiyorsun ? Gel arkadaş. Kenan Evren’in getirdiği yasaları değiştirelim. Geliyor mu? Gelemez. Diktatör kafasında olan biri demokrasiye mi inanır ? Daha düne kadar demokrasiyi küfür rejimi olarak tanıtmıyorlar mıydı? Çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakalım. Sende darbecisin onların suç ortağısın. Demokrasiyi sağlamak zordur biz bu bedeli ödemeye razıyız. Ödün vermeyeceğiz” dedi.

  • 0 Comments
  • Filed under: Haberler
  • Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi soru işaretlerine, kuşkulara, tereddütlere maruz bırakarak, yatırım akışını engelleyecek değerlendirmeler yapmanın kolay olmaması gerektiğini belirterek, “Bu, anlayışla karşılayabileceğimiz bir durum değildir. Kimse kusura bakmasın burada tabi olarak art niyet ararız. Bu derecelendirme kuruluşları ya Türkiye’ye hiç uğramıyorlar, sağdan soldan duydukları ile bir değerlendirme yapıyorlar” dedi.

    Başbakan Erdoğan, Yatırım Danışma Konseyi (YDK) 7.Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisi değerlendirirken, istikrar ve güvenden asla taviz vermeden, tedbiri elden bırakmadan yere sağlam basarak geleceğe doğru ilerleyeceğini söyledi. Bazı Avrupa ülkelerinde yaklaşan seçimler nedeni ile popülist uygulama yapılırken, Türkiye’nin popülizme asla taviz vermediğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

    Bu arada açık açık ifade etme durumundayım, dış ticaretini artıran, işsizliği rekor seviyede düşüren istikrar ve güvenden asla taviz vermeyen bir ülkenin, bazı kredi derecelendirme kuruluşları tarafından farklı değerlendirilmesi, bizim anlayışla karşılayabileceğimiz bir durum değildir. Hiç kimse kusura bakmasın, biz çok tabi olarak burada art niyet ararız. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının, bu objektif olmayan tavırları artık, ekonomi çevrelerince de ciddi şekilde tartışılmalıdır. Büyüyen, gelişen çok başarılı bir performans sergileyen bir ülkeyi soru işaretlerine, kuşkulara, tereddütlere maruz bırakmak, yatırım akışını engelleyecek değerlendirmeler yapmak, taktir edersiniz ki bu kadar kolay olmamalıdır” dedi.

    -”TÜRKİYE’YE UĞRAMIYORLAR, MESNETSİZ DEĞERLENDİRMELERE KULAK ASMADAN YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ”-

    Türkiye’nin 2023 hedeflerine bugünden kararlılıkla ilerleyen bir ülke olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, “Bu derecelendirme kuruluşları ya Türkiye’ye hiç uğramıyorlar, sağda-solda duydukları ile böyle bir değerlendirme yapıyorlar ve bu tür değerlendirmelerle bu tür adımlar atılırsa, bizim tabiki derecelendirme kuruluşlarıyla olan, bizim değerlendirmemiz de çok daha farklı olacaktır. 2023 hedefleri sadece partimizin, sadece hükümetin hedefleri olmaktan çıkmış, milli hedefler haline gelmiştir. Biz hakkımızda yapılan haksız ve mesnetsiz değerlendirmelere kulak asmadan, karalama kampanyalarına aldırmadan yolumuzda ilerleyecek, 2023 yılında da 2 trilyon dolar milli geliri ile dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olan bir Türkiye’yi inşa edeceğiz” dedi.

  • 0 Comments
  • Filed under: Haberler
  • Başbakan Erdoğan, ”Irak merkezi yönetimi ile bölgesel yönetim arasında sorunlar var. Irak’ta yönetim modelinde değişiklik toprak bütünlüğü konusunda herhangi bir değişiklik endişeniz var mı?” sorusu üzerine şunları kaydetti

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 13. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’na katılmak için geldiği Doha’da gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan, bir gazetecinin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Suriyeli muhaliflere yardımları organize etmek için Türkiye’de bir merkez kurulacağına ilişkin açıklamasını hatırlatarak, bu merkezin nerede kurulacağı sorusu üzerine, şöyle konuştu:

    ”Şuanda henüz bize yansımış herhangi bir şey yok. Fakat bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, şuanda gözlemcileri dün Cenevre’de yapılan imza töreniyle birlikte, Suriye’ye zaten göndermiş durumda ve yeni bir taleple de 300 gözlemci olma durumu söz konusu. Bu gözlemcilerin bir taraftan oraya gönderilmesi, bir taraftan Suriye’de atılması gerekli adımlarla alakalı olarak bu konuya önem atfeden ülkeler gerek biz gerek Arap Birliği, gerek Avrupa Birliği gerek Birleşmiş Milletler hep birlikte bu çalışmayı yürütmek suretiyle atılması gereken adımları birlikte yürütmekten yanayız. Kaldı ki İstanbul Zirvesi’nde de alınmış bazı kararlar var. Bu kararlar çerçevesinde de süreci yürütmek isteriz.”

    ”Silahlar bırakılmadığı sürece operasyonlar durmaz”

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir gazetecinin, ”Gelecek ay Irak’ın Kuzeyi’nde Kürt Konferansı’nın toplanacağı ve PKK’nın silahsızlandırılmasına ilişkin konunun ele alınacağı ifade ediliyor. Dün Mesut Barzani’yle yaptığınız görüşmede bu konu değerlendirildi mi?” sorusu üzerine şöyle konuştu:

    ”Dün gündemimizde bu olmadı ama her zaman Kuzey Irak’la yaptığımız görüşmelerde gündemde olan bir başlık. Çünkü bölücü terör örgütü, bizim çağrımız o, silahı bırakması lazım. Silahı bıraktığı andan itibaren de zaten bizim Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak tavrımız nedir, tamamıyla operasyonların durdurulması istikametindedir. Ama silahlar bırakılmadığı sürece tabii ki devletin de operasyonları durdurması söz konusu değildir.”

    Irak’ın geleceği

    Başbakan Erdoğan, ”Irak merkezi yönetimi ile bölgesel yönetim arasında sorunlar var. Irak’ta yönetim modelinde değişiklik toprak bütünlüğü konusunda herhangi bir değişiklik endişeniz var mı?” sorusu üzerine şunları kaydetti:

    ”Öyle bir temennimiz yok. Öyle bir şeyi asla arzu etmeyiz. Çünkü biz başından beri biliyorsunuz Irak’a yönelik hedefimiz arzumuz, Irak’ın toprak bütünlüğüdür. Irak’ın bölünmesinin parçalanmasının hiçbir Iraklı vatandaşa faydası olmayacağı gibi komşu ülke olarak kardeş ülke olarak zayıflanan bölünen bir Irak’ın da geleceğine yönelik doğrusu burada sadece burada üzüntümüzü beyan ediyoruz. Çünkü bölünmüş bir Irak komşu bir ülke olarak geleceğe yönelik güçlü bir Irak hiçbir zaman olmayacaktır. Bu Irak halkını zayıf düşürecek, Irak devletini zayıf düşürecektir. Bunun için biz Irak’ın toprak bütünlüğünden yanayız. Temenni ederiz ki böyle bir bölünmeye böyle bir parçalanmaya kimse
    fırsat vermez.”

  • 0 Comments
  • Filed under: Haberler
  • PKK’ya karşı ortak tavır

    Ankara zirvesinin ardından Erdoğan ve Barzani’den PKK’nın silah bırakmasının önkoşul olduğunu vurgulayan açıklamalar geldiErdoğan, Katar’da gazetecilerin Irak’ın bölünmesiyle ilgili sorusuna “Irak’ın bütünlüğünden yanayız. Bölünme gibi bir durumdan büyük üzüntü duyarız” dedi.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Katar’ da gazetecilerin Irak’ ın bölünmesiyle ilgili sorusuna ” Irak’ ın bütünlüğünden yanayız. Bölünme gibi bir durumdan büyük üzüntü duyarız” dedi. Başbakan Erdoğan, terör örgütü PKK’nın silah bırakması durumunda Türkiye Cumhuriyeti devletinin tavrının net olduğunu; bu tavrın operasyonların tamamıyla durdurulması istikametinde olduğunu söyledi.

    Türk gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Erdoğan, Mesut Barzani’yle yaptıkları görüşmede, terör örgütünün silah bırakmasının sağlanmasını ele aldıklarına dair haberlerle ilgili soruya, “Dün gündemimizde bu olmadı. Ama bu bizim Kuzey Irak’la yaptığımız görüşmelerde zaten gündemde olan bir başlık. Çünkü bölücü terör örgütü, bizim çağrımız o, silahı bırakması lazım. Silahı bıraktığı andan itibaren de zaten bizim Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak tavrımız nettir. Tamamıyla operasyonların durdurulması istikametindedir. Ama silahlar bırakılmadığı sürece devletin de operasyonları durdurması söz konusu değildir.”

    “IRAK’IN BÖLÜNMESİNİ ASLA ARZU ETMEYİZ”

    Başbakan Erdoğan, Irak’ın bölünmesini asla arzu etmediklerini söyleyerek, “Bizim başından beri hedefimiz, arzumuz; Irak’ın toprak bütünlüğüdür. Irak’ın bölünmesinin, parçalanmasının hiçbir Iraklı vatandaşa faydası olmayacağı gibi, bir komu ülke olarak, bir kardeş ülke olarak biz zayıflanan, bölünen bir Irak’ın da geleceğine yönelik doğrusu burada sadece üzüntümüzü beyan ederiz. Çünkü bölünmüş bir Irak, komşu bir ülke olarak geleceğe yönelik güçlü bir Irak hiçbir zaman olmayacaktır. Tüm Irak halkını bu, zayıf düşürecektir. Irak devletini zayıf düşürecektir. Onun için biz Irak’ın toprak bütünlüğünden yanayız. Temenni ederiz ki böyle bir bölünmeye, böyle bir parçalanmaya da kimse fırsat vermez.”

    Ankara zirvesinin ardından Barzani’den de PKK’nın silah bırakmasının önkoşul olduğunu vurgulayan açıklama geldi. Başbakan Tayyip Erdoğan ile Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin dün yaptığı görüşmenin ardından ikiliden arka arkaya PKK’ya ‘Silah bırak’ mesajı geldi.

    BARZANİ: BİZİ DİNLERSE İYİ EDER

    Ankara ziyareti devam eden Mesut Barzani bugün bazı gazetelerde yer alan ‘PKK’ya silah bıraktırırım’ sözlerinin kendisine ait olmadığını belirtti: “Silah bıraktırırım demedim. Silah çağı geride kaldı. Artık silahla bir yere varılamaz.”

    PKK’ya “Bizi dinlerse iyi eder” mesajını da veren Barzani, “Yok dinlemezse biz PKK’nın çatışmayı bölgemize çekmesine izin vermeyiz” uyarısında bulundu.

    Silahı yöntem olarak kullanırsa PKK’nın Irak’ın kuzeyinde hüküm sürmesine izin vermeyeceğini kaydeden Barzani, ‘Kandil’le yürütülecek görüşmelere aracılık yapacak’ iddialarını da yalanladı.

    Barzani, ABD’de de PKK konusunda herhangi bir görüşmede bulunmadığını da vurguladı.

    Erdoğan ve Barzani’nin Kerkük konusunda da ortak görüş bildirdiği görüldü. Barzani “Kerkük halkı geleceğine kendisi karar verecek” derken Erdoğan ise “Irak’ın bölünmesinin Iraklı hiçbir vatandaşa faydası olmayacak. Çünkü bölünmüş bir Irak tüm Irak halkını zayıf düşürür. Irak’ın toprak bütünlüğünden yanayız” ifadesini dile getirdi.

  • 0 Comments
  • Filed under: Haberler
  • Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani ile görüşme sona erdi.

    Dolmabahçe’deki Başbakanlık Çalışma Ofisi’nde gerçekleşen görüşme, basına kapalı olarak 1 saat 50 dakika sürdü.

    Görüşmeye, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da katıldı.

    Irak’taki siyasi kriz masada

    Bu arada, özel bir uçakla Türkiye’ye gelen Barzani’yi Dışişleri Bakanlığı yetkilileri karşıladı.

    Barzani’nin Türkiye temasları sırasında masada birinci derecedeki konu Irak’taki siyasi kriz olacak. Krizin aşılması için atılması gereken adımlar tartışılacak.

    Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler de ele alınacak. Suriye en önemli konu olarak gündemde.

    Kuzey Irak’ı da yakından ilgilendiren PKK ile mücadeledeki çabalar ve gelişmeler de masaya yatırılacak.

    Ayrıca, Kuzey Irak yönetiminin toplamaya çalıştığı, ancak Türkiye’nin PKK’nın temsil edilmesine karşı çıktığı Kürt konferansı da ele alınacak konular arasında.

    Sürpriz görüşme

    Öte yandan, Başbakan Erdoğan, öğle saatlerinde Üsküdar Kısıklı’daki evinden çıkarak Dolmabahçe’deki çalışma ofisine geçti. Erdoğan, ilk olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Muhammed Şahin’i kabul etti.

    Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Başbakan Erdoğan’ın sürpriz bir ziyaretçisi oldu.

    MİT Müsteşarı Hakan Fidan Başbakanlık ofisine geldi. Fidan’in ziyaretinin Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin Başbakan Erdoğan’ı ziyaretinden bir saat önce gerçekleşmesi dikkat çekti.

  • 0 Comments
  • Filed under: Haberler
  • Hema Metal Döküm Fabrikası açılışı dün Başbakan Tayyip Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın canlı bağlantıyla katıldığı törenle gerçekleştirildi. Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat, “120 bin ton/yıl kapasiteli döküm fabrikasını hizmete sunmaktan gururluyuz” dedi.

    HİNDİSTAN VE ÇİN’E DE İHRACAT YAPIYOR
    Mamullerinin yüzde 70′i ihraç eden Hema Endüstri’nin Avrupa ve Amerika’nın haricinde Çin ve Hindistan pazarları ile rekabet edebilmek için gerek kalite gerekse böyle bir fabrikaya ihtiyacı bulunduğunu belirten Hattat “Hema Metal Döküm Fabrikası kurulduktan sonra ürettiği mamulleri Hindistan ve Çin’e satmaya başlanmıştır” dedi. Hattat, milli tank projesi power pack sistemlerine talip olduğunu söylediği sırada Başbakan Erdoğan “Tank değil Sayın Hattat, uçak üretimi istiyorum” diye seslendi.

  • 0 Comments
  • Filed under: Haberler
  • Sohbet Odaları kelebek sohbet Kelebek Chat Kelebek Sohbet sitemap